Hipertermi Isıtıcı

Hipertermi, kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan yeni bir tedavi yöntemidir. Bu yaklaşımda, istenilen bölgeye termal ablasyon uygulanarak hücrelerin fizyolojik yapılarının değişimi sağlanır ve bunun neticesinde hücrenin apoptoza gitmesi amaçlanır. Hipertermi için çeşitli yöntemler mevcuttur. Ancak manyetik nanoparçacıkların hipertermi ajanı olarak kullanılması, akademik çalışmalarda gün geçtikçe daha çok tercih edilen bir yöntem olmuştur. Manyetik parçacıkların termal ablasyon ajanı olarak kullanılmasının temelinde, değişken manyetik alan tekniği yatmaktadır. Belirli bir dalga boyunda salınım yapan manyetik alan kuvveti içerisinde bulunan manyetik nanoparçacıkları, spesifik abrospsiyon oranı ve spesifik güç kayıp değerlerine bağlı olarak bir ısı ortaya çıkarmaktadır. Ortaya çıkarılan bu ısı sayesinde, hücre içinde veya ekstraselüler matrikste lokal olarak sıcaklık değişimi sağlanmaktadır. Nanodev mühendislik olarak sizlere hipertermi çalışmalarınız için değişken manyetik etki sağlayabilen rezonans ısıtıcı cihazımızı sunmaktayız. Biyolojik deneylere de uygulanabilir bir şekilde geliştirdiğimiz bu cihaz ile, demir oksit ve/ veya süperparamanyetik nanoparçacık gibi manyetik özelliklere sahip nanoparçacıklarınızı, hipertermi çalışmalarınızda kullanabilirsiniz. Bu cihaz yardımı ile: Lokal Isıtma Kontrollü ilaç salınımı Nanokompozitlerin ısı ile genleşmesi Teragnostik hedeflendirilmiş lokal ısıtma Hücresel etkileşim gibi prosedürleri...

Ayarlanabilir Sabit Akım Lazer Nerede Kullanılır

Yoğun, tek renkli, monokromik ışık kaynaklarına lazer adı verilir. 200-1400 nm aralığında çalışabilen çeşitleri bulunmaktadır. Sabit akım düşük voltajlı sistemler özellikle tıbbi uygulamalarda kullanılmaktadır. Epilasyon, tüp bebek, yüz germe, damar yakma uygulamalarında kullanılmaktadır.      Epilasyon  Tüp Bebek  Yüz Germe  Damar (Varis) Yakma NanoDEV olarak sizlere firmamız bünyesinde geliştirilen ayarlanabilir lazer sistemleri sunmaktayız. Geliştirdiğimiz sistemde tüm fonksiyonların modülasyonu mümkündür. Medikal amaçlı lazer uygulamalarında olası iş kazalarını minimize etmek için düşük voltajda çalıştırılması gerekmektedir. Sabit akım ile çalışma ise medikal amaçlı uygulamalarının en önemli  koşullarından birisidir. Sabit akım yerine sabit voltaj seçilmesi durumunda hem diyodun ömrü azalır hem de değişken elektrik akımı neticesinde diyot gücünde sürekli dalgalanmalar...

Elektro-Spin Cihazı Ve Nanolif

Elektrospin yöntemi nedir ? İngilizcede electrospinning  olarak adlandırılan Elektro-spin ya da elektro-eğirme metodu, polimer çözeltirerinden nanolif üretmek için geliştirilmiş bir metoddur. Yüksek voltaj ile oluşturuan elektrik alanı içerisinde polimer çözeltileri kontrollü bir şekilde nanolifler oluşturulmaktadır. Polimer esaslı nanoliflerin oluşturuması için uygulanmakta olan en kolay yöntemdir. Bu yöntem ile çeşitli morfolojik özelliklere sahip nanolifler oluşturulmaktadır. Michigan üniversitesi tarafından hazırlanmış temsili bir anlatım için buraya tıklayarak bilgi alabilirsiniz.  JOVE üzerinde elektrospin yöntemi ile ilgili hazırlanmış bir akademik çalışmaya da ulaşabilirsiniz. Elektrospin yönteminin geçmişi 1600’lü yıllara dayanmaktadır. İlk olarak William Gilbert 1600 lü yıllarda bu fenomeni incelemiştir. Christian Friedrich Schönbein  ise yüksek nitrat içeren bir fiber yapısını 18476 yılında üretmiştir. Bu alandaki ilk patent ise 1900 yılında John Francis Cooley tarafından alınmıştır. Elektrospin yönteminin tarihçesi hakkında daha fazla bilgiyi buradan ulaşabilirsiniz. Elektrospin Yöntemi Nerelerde Kullanılır ? Nanoliflerin bir çok kullanım alanı vardır. Bunlardan başlıcalarıaşağıda listelenmiştir.          Kozmetik Uygulamaları  Damar İçi İlaç Uygulamaları  Çevresel etkenlerin azaltılması (yağ temizliği vb.)  Tarımsal Uygulamalar Akustik Uygulamalar Aktif Madde Salınımı Filtrasyon Stent Uygulamaları Elektro-Spin yönteminin temsili anlatımını yanda yer alan grafikte bulabilirsiniz. Elektro-spin yöntemiyle nanolif oluşturabilmek için 10-40 kV mertebelerinde bir güç polimer çözeltisine verilir. Yüksek voltajın oluşturduğu elektrik alanı içerisinde yüklenen polimer çözeltisi topraklanmış metal yüzeye doğru hareket eder. Bu hareket esnasında polimer çeşitli fizikokimyasal süreçler neticesinde incelerek nanometre mertebelerinde fiberler oluşturmaktadır. Yan tarafta nanoliflerin oluşmasını gösteren yüksek hızlı kamera videolarıyer almaktadır. ElectroSpinning metodunda oluşan nanofiberlerin morfolojik özelliklerini etkileyen bir çok parametre vardır.  Bunlardan bazıları aşağıda listelenmiştir. Polimer Çeşidi Polimer Konsantrasyonu Solvent Çeşidi Elektrik Alan Kuvveti Voltaj Solvent Akış Hızı Sıcaklık Nem...

Litografi Sistemi

NanoDEV olarak sizlere firmamız bünyesinde geliştirilen fotolitografi cihazını tanıtmak istiyoruz. Fotolitografi temel olarak ışıkla yazı ve şekil oluşturma olarak adlandırılabilir. Önceden hazırlanmış bir maske kullanılarak hedeflenen şekiller silikon levha (wafer) üzerine aktarılır. Bu aktarım sırasında fotoresist malzemenin ışık gören kısımları çözünürken ışık görmeyen kısımlarda herhangi bir değişiklik meydana gelmez. Fotolitografi tekniğinin yarıiletken endüstrisinin gelişmesi ile litografi süreçlerin kullanım alanları ve kabiliyetlerinde önemli gelişmeler olmuştur. Fotolitografi hakkında yanda bir video bulabilirsiniz. Geliştirdiğimiz fotolitografi sistemi intel vb. firmaların yaygın olarak kullandığı teknikleri baz alarak ve uygun maliyet prensibi gözlemlenerek mercek sistemi temeline dayanmaktadır. Laboratuvarlarda yaygın olarak kullanılan litografi sistemlerinde bir yapının oluşturulma süreci 5-6 saati bulabilirken bu sistem sayesinde saniyeler içerisinde hedeflediğiniz tasarımı oluşturabilme şansına sahipsiniz. Üstelik herhangi bir temiz oda koşullarına da ihtiyaç duymamaktasınız. Litografi sisteminin kullanım alanları aşağıda gösterilmiştir.       Entegre Devre Mikro-Akışkan Kanallar Elektronik...

Yüzey Plazmon Rezonans

SPR Nedir? NanoDEV olarak sizlere sekonder molekül gerektirmeden ve gerçek zamanlı analiz imkânı sağlayan yüzey plazmon rezonansı sistemleri sunuyoruz. Yüzey plazmon rezonans (SPR) tekniği, belirli bir bağlanma dinamiğine sahip her türlü molekül çiftinin bağlanmasını etiketleme yapmadan tespit eden opto-elektronik temelli bir tekniktir. SPR tekniği, altın vb. materyallerin taşıdığı karakteristik özelliklerden yararlanır. Yüksek kırılma indisine sahip bir malzemenin üzerine kaplanan ince altın katmanı lazer ışınını emer ve altın yüzeyinde elektron dalgaları oluşur. Analiz edilmesi düşünülen yapıya, akışkan kanallar yardımıyla alıcısı (receptor) gönderilir ve alıcının bağlanması halinde altın katmanın yüzeyinde ışığın davranışı değişerek kırılma indisi değişimine yol açar. Meydana gelen bu optik değişim sayesinde biyolojik etkileşimleri etiketlemeye ihtiyaç duyulmaksızın yüksek bir hassasiyette ve gerçek zamanlı olarak nitel ve nicel ölçüm yapılabilir. Surface plasmon Rezonans tekniğinin anlatıldığı bir videoyu yan tarafta bulabilirsiniz. SPR tekniği metal yüzeylerde meydana gelen plazmonik dalgalanmalardır. Plazmonik dalgalanmalar ile ilgili yan tarafta bir video bulabilirsiniz. SPR Tekniği nerelerde kullanılır? Yüzey plazmon rezonans günümüzde birçok kullanım alanına sahiptir. Aşağıda kullanım alanları ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Analiz Çeşitleri Etkileşim Çeşitleri SPR tekniği ile belirli bir bağlanma dinamiğine sahip her molekül çiftinin analizi mümkündür. Aşağıda olası kullanım alanlarının bir listesini bulabilirsiniz. Peptit/Protein – Protein DNA/RNA – Protein Protein – Hücre Alıcı – Hücre Protein – Virüs Karbonhidrat – Protein Karbonhidrat– Hücre Lipozom – Protein Yapay malzemeler – Biyolojik madde İlaç- Protein İlaç – DNA/RNA SPR tekniği yukarıda bahsettiğimiz anahtar kilit mekanizmasına sahip etkileşimleri kullanarak aşağıda yer alan çalışmaları rahatlıkla yürütebilir. Afinite ve Avidite Analizi Kinetik Analizi Konsantrasyon Analizi Aktif Konsantrasyon Tahlili Bağlanma Stokiometre Ölçümleri Termodinamik Analizi Eptiop Haritalama Uygun Ligand Bulma Etkileşim...